Ne zamandir aklimdaydi...Tamamen yemek blogu olamazdi...Veya anne-ogul maceralari da...Yasanan baska seyler de vardi hayatta... En iyisi hepsinden azicik, ortaya karisik olsun istedim. Bir nevi gunluk benim icin... Hayatinin 27 yilini anayurtta son 8 yilini da Amerika'da gecirmekte olan birinin yani bir gurbet kusunun yazilari olacak bunlar...Devami postlarda efendim :)
Thursday, February 23, 2017
Yogrulmadan Yapilan Ekmek
Baslikta da yazdigim gibi daha once neden denemedigimi bilemiyorum. Ismini duymustum ama arastirmamistim. Eksi maya kullaniliyodur diye dusundum herhalde. Son gunlerdeki favori ekmegimiz bu oldu ve kayit altina alinmayi fazlasiyla hak ediyor. Ayrica yapimi da zahmetli olmadigi icin belki sizlere de ilham olur diye dusundum :-) Bilgi paylastikca degerleniyor, kendime saklamaya gerek yok degil mi?
Youtube'dan istediginiz kadar video bulabilirsiniz,asagi yukari benzer tarifler bana gore. Biraz kafama gore takildigim icin soyle bir oran belirledim. Arttirabilirsiniz buna gore.
- 3 cup un
- 1.5 cup sicaga yakin su
- 1 cay kasigi kuru maya
- 2 cay kasigi tuz
- hamura sekil vermek icin bir miktar daha un
Oncelikle belirtmeliyim ki bu oyle hemen yapilan bir ekmek olmayacak. En az bir gun onceden baslamak gerekiyor. Kuru malzemeleri buyukce bir kaseye koyup tahta kasik veya spatula ile karistiriyoruz (maya ve tuz unun arasina karismis olacak) Tamamen oda sicaklindaki suyla da yapanlar var ama benimki aliskanlik herhalde suyu mikrodalgada 1 dakikaya yakin isitiyorum.Daha sonra bu suyu kuru malzemelerin oldugu kaba dokup tahta kasik/spatula ile karistiriyoruz. Unlu bir alan kalmayincaya kadar, birkac dakika sadece. Sol bastaki resimdir kendisi. Civik ve yapiskan bir hamur olacak. Kasenin uzerine kapagi varsa kapagini koyup veya strec film ile sarip minimum 12 saat oda sicakliginda bekletiyoruz. Yine bu asamada buz dolabina koyup bu sureyi 18 saate cikaran tarifler de var ama bana disarida 12 saat gayet yeterli geldi. (Zaten dolapta koyacak yer yok sekerim, o yuzden disarisi daha iyi) Bu surenin sonunda mayalanma islemi yeterince gerceklesmis hamur goz goz olmus oluyor.(ortadaki resim) Iyice unladigimiz tezgahin uzerine hamurumuzu alip gerektiginde un serperek sekil veriyoruz. Bu asamada tarifimi ikiye ayirmak istedim.
Birincisi resimlerin devami olsun;
Sadece hamuru duzgun yuvarlak hale getirip altina pisirme kagidi koydugum ilk kaba geri koyup uzerini kapatiyoruz. Dinlenmeye birakiyoruz yaklasik 1 saat kadar. Ilk yarim saatin sonunda kapakli dokum tencereyi firina koyup firini 450F ye getiriyoruz (230C civari oluyor). Benim firinim 30 dakikadan once isinmis oluyor zaten, firininiza gore sure degiskenlik gosterebilir. Dikkatli bir sekilde dokum tencereyi firindan cikarip yagli kagitla birlikte hamurumuzu icine koyup kapagini kapatiyoruz ve yaklasik 30 dakika kadar kapagi kapali sekilde pisiriyoruz. Kapagini acip ( bu surede daha da kabarip ici pismis olacaktir ) 15 dakika kadar da acik sekilde pisiriyoruz ki rengi guzellessin, kabugu iyice citirlassin. Sonrasinda firindan cikarip sogumasini bekliyorsunuz. Yanindan gecip arada kokluyorsunuz ;-)) Sonra dayanamayip kabugundan bir parca koparip yiyorsunuz.
Ikincisi ise;
Hamuru iki parcaya ayirip yine bolca un kullanarak bagetten daha kalin uzatabildiginiz kadar (tepsinizin boyuna gore) uzatip iki ekmek hazirliyorsunuz.Biraz daha yassi olabilir. Pisireceginiz tepside uzerine temiz bir mutfak havlusu koyup 2 saat kadar bekletin. Sure bitmeden 20-25 dakika once firinizi 425 F (215-220C civari)getirip alt izgaraya kucuk bir tepsiye su koyun. Firin isinirken icindeki su da iyice sicak hale gelecektir. Daha sonra tepside kabaran ekmeklerimizi yaklasik 40-45 dakika veya uzerleri iyice kizarincaya kadar pisiriyoruz. Sonuc mu alin size iki adet cibatta ekmegi, afiyetle tuketin veya arkadaslariniza, komsunuza hediye edin.
Ben evde ekmek pisince cok mutlu oluyorum, herhalde kokusu cocukluguma goturuyor. Umarim denersiniz ve de memnun kalirsiniz. Uzun uzadiya yazdim ki ayrintilarini atlamayayim yoksa basit bir tarif emin olun. Sevgiyle kalin...
Thursday, January 26, 2017
Dondum geldim...
Cok ara verdim farkindayim. Kafamda degisik fikirler olusmustu yazi konusunda ama canim istemedi durust olmak gerekirse. Artik klasik olacak belki ama insanlarin karsilastiklari sorunlar, verdikleri mucadeleler karsisinda ben yemek tarifi yazmak istemedim veya cocuklarim soyle yapti boyle yapti demek istemedim. Haksizlik olurmus gibime geldi. Anasindan babasindan ayri kalan onlarca yavru var icimi burkan...
Ve tabi ates dustugu yeri yakar misali babamin trafik kazasi gecirmesi ve bizim hastane-doktor mucadelemiz de sevkimi kirdi bu sure icinde. Simdilik doktora guveniyoruz, insallah daha da iyiye gidecek. Ben uzakta kaldim ama annem ve ablamlar ve tabi en basta da babam cok zor gunler gecirdiler. Dualarim hep onlarla, bedenim burada ama aklim ve kalbim hep onlarlaydi.
Yine de bir amac dogrultusunda yazmaya baslamistim buraya. Vakit gecip gidiyor. Birileri neredeyse bes bucuk yasinda oluyor, digeri de iki yasina girecek birkac ay sonra. Buyuyorlar kisacasi. Kayra artik basbaya okuyor. Bilmedigi kelimeleri cok fena bir sekilde uyduruyor ama okuyor. Insallah bu sevki devam eder. Eymen Efe dersen epey dillendi. Son birkac ayda en buyuk degisiklik onun icin konusmaya calismak sanirim. Bizim soylediklerimizi tekrar etmeye calisiyor, birden fazla sozugu birlikte kullanmaya calisiyor. Bazen ortaya cok komik durumlar cikiyor.Simdilik yari Turkce yari Ingilizce ona hangisi kolay gelecekse o sekilde gidiyoruz. Cok hosumuza giden bazi sozcukleri soyle;
- Gayya' dan Kayyaaa 'ya terfi etti gecenlerde (Kayra) veya abbii
- Nunu & Gugu ( Yunus ve Duygu, yakin arkadaslarimiz)
- Yeyyow - yellow
- Waaa - red
- Gvey - grey
- Divey - scholl bus
- Bivak - truck
- Pihh - fish
- Nina - mandalina
- Poka - portakal
- Muk - muz
- Ganga - makarna
- Ehhmiek - ekmek
- Hoyyt - horse
- Annannaa - anneanne
- Datti - Dusty
- Frobbi-gibbit oldu - frog
- Iziy - uzum
- Vibvaa - zebra
- Amba - amca
Monday, October 10, 2016
Oglum'a Mektuplar-5
Canim yavrum, ilk goz agrim, Kayram,
Yine benzer duygular icindeyim, ustelik bu kez 366 gun gecti ve sen bir yas daha aliyorsun omrunden. Ustelik bu kez dogumgunun Cumartesi'ydi tam 5 yil once Cumartesi gunu ogleden sonra bize merhaba demistin.
Son gunlerde karamsar ruh hali evimizi sardi biliyorum. Dedenin rahatsizligi hepimizi ama en cok da beni etkiledi yavrum. Sizlere cok hissettirmemeye calistigimi dusunsem de zor gunler geciriyoruz. Ancak kendimi bir parca iyi hissettigim zamanlar sizlerle birlikte oldugum anlar. Bana oyle iyi geliyorsunuz ki...
Gectigimiz bir yil icinde senin adina yine pek cok ilkler yasandi. Bazen boyundan buyuk oyle guzel yorumlar yapiyorsun ki babanla sasirip kaliyoruz, ne diyecegimizi bilemiyoruz. Olaylara safca veya en yalin haliyle bakman bazen beni kendime getiriyor. Senden cok sey ogreniyorum dogrusu.
Artik okullu olmanin getirdigi sorumluluklara alismaya calisiyorsun suan. Simdilik gayet guzel gidiyor yavrum, insallah ogrenim hayatinda hep boyle istekli ve de gayretli olursun. Ancak ogrenirken de eglenmeyi unutmamak gerek.
Kadesinin de sana ayak uydurmaya calismasiyla bence artik daha iyi anlasiyorsunuz. Evet simdilik ona pek soz geciremiyoruz ancak seni ne cok sevdigini hareketleriyle gayet guzel anlatiyor. Ve sen de icindeki ikilemi arada belirtsen de sanirim kalbinde onun icin yer actin. Seninle gurur duyuyorum merhametli kuzum. Kardes candir, bunu yasiniz ilerledikce daha iyi anlayacaksiniz.
Cumartesi gunu umarim hersey senin istedigin gibi olmustur, buyudugunde hatirlayabilecegin anilarin olmustur. Hayatin hep guzel yonlerini gorebilmen dilegiyle.
Rabbime seni bizlere nasip ettigi icin sukrediyorum.
Seni cok seven, daima da sevecek olan annecigin, dualarim seninle guzel yavrum, uzum gozlum...
Wednesday, September 7, 2016
Tarihe dusulecek bir not daha
Buralardayim da artik canim hicbisey yapmak istemiyor. Ulkenin durumu malum, uzakta olmak hem cok zor hem de daha kolay. Ne bileyim iste... Gelecek konusunda endiseliyim dostlar...
Iki numaranin ilklerini de yazamadim. Resmen buyuyor karsimizda. Garip garip sesler, sozcukler cikiyor agzinda emzik yokken. Cogunu anlamamakla birlikte anladigimiz da var tabi. Bazi seyler daha kisa ve kolay oldugu icin Ingilizce cikiyor bazilari ise Turkce. Yalniz ayri kalip tekrar bir araya geldiklerinda "abiii" diyerek Kayra'ya sarilmasi beni bitiriyor. Ayri kalmak derken uykudan uyanmak, tuvaletten cikmak vs. yoksa gayet dipdibeler gun boyu.
Asil yazinin amaci Kayra. Ona donersek yavrum resmen okullu oldu. Anaokuluna dusundugumuzden daha iyi alisti masallah. Ogretmenini seviyor ve sayiyor anladigimiz kadariyla. Dun aksam itibariyle de odev yapmaya basladik. Bunu not dusmek istedim. Yalniz Eymen Efe'nin uyumasi gerek ki ortaligi karistirmasin. (cok fena, sandalyeye tirmanip yemek masasinin uzerine cikabiliyor artik, istedigi esyalara ulasabiliyor) Kayra da gun icinde yoruldugu icin isteksiz olabilir.Bunun orta yolunu nasil bulacagiz bilmiyorum simdilik. Pazartesi gununden Persem gunune kadar yapilacak odevleri olacak. Her aksam 15 dakika kitap okuma olacak ilave olarak. Biz zaten yatmadan once kitap okuyoruz Kayra'yla ki en sevdigi seylerden biri.Ancak bazen sadece resimlere bakip konusuyorduk. Yani oyle belli masal kitabi falan takip etmiyorduk. Artik is biraz ciddilesti. Turkce Ingilizce degil sadece Ingilizce okuma yapip ona da yaptirmam gerek. "Side words" denilen sozcuklerden basladilar cunku. Bildigi sozcukleri zaten soyluyor da. Ne bileyim streslendim galiba. Tecrubeli arkadaslardan bilgi almam gerek. Bizde odev onemliydi. Okul hayatim boyunce gercekten unutmadiysam odevimi yapmadan okula gittigim hic olmamisti. Heleki ilk okulda eve gelir gelmez odevimi yapip sonra oynamaya giderdim.
Ogrenim hayatin eglenceli ve guzel gecsin yavrum. Bilmekten dogan hazzi tatman ve birakmaman dilegiyle...
Thursday, July 14, 2016
Bir Kucuk Adam...
Bir ayi askindir bugun yarin yazayim not alayim diyorum ama bu tembellik isteksizlikle hep erteliyorum.
Bizim kucuk adam coktan 15 ayini doldurdu. Kendine gore bir dunyasi,sevdigi oyunlari, ve tabi karakteri var. Artik bazi seylerini tahmin edebiliyorum, nerede ne yapacagini kestirebiliyorum. Ancak cocuk bu heran seni sasirtabilir.
Bi kere disari cikmaya bayiliyor.Kresten eve geldiginde mumkunse disarida vakit gecirmek istiyor, olmadi arka bahcede oynamak istiyor. Genelde aksam yemegiyle ugrastigim icin yavrumu iceri almak zor ve uzucu oluyor. Anne yuregi iste istedigini bilip de yapamamak ne olursa olsun uzuyor :((
Abiyle oynama hala en zevkli durumlar. Kayra da lutfedip onunla ilgilenirse kahkahalar havada ucusuyor. Ancak cok surmuyor bu durum tahmin edeceginiz uzere. Sevgi ve kiskanclik birbiriyle yarisiyor Kayra cephesinde.
Artik kosmak Eymen Efe icin cok kolay bisey. Yakalamaca oynamaya bayiliyor evin icinde. Kucuk seylerin uzerine cikabiliyor, tirmanma doneminde suanda. O yuzden cocuk sandalyelerini o varken cok kullanamiyoruz, tehlikeli durumlara neden olabiliyor. Kanepeden guvenli bir sekilde inebiliyor ama henuz cikamiyor (bu kisim biraz gec kalabilir)
Eline aldigi her kucuk ses cikaran nesne telefon olabiliyor onun icin hemen "ayooo" diyor. Agzinda eger emzik yoksa daha cok konusmaya biseyler anlatmaya meyilli oluyor. Anne-baba (dady) den baska sicak diyor. Yemek yaparken tencereye dokunmak, kasikla karistirmak istiyor. O yuzden ocagin uzerinde bisey varsa hemen aklina geliyor sicak oldugu. Bu ara "bubbles" da diyor. Birkac kez ona nasil yapilacagini gosterdim maalesef her gunluk bir rutinimiz oldu. Gormese bile gelip istiyor kuzum. Hayvan sesleri cikarmaya calisiyor, fena da degil hani. Aslan, keci, koyun, at, tavuk,inek gibi oyuncak hayvanlari bulup karsilikli seslerini cikariyoruz iste biz de ;-)) Hosuna gidiyor ne yapalim.
Dans etmeyi seviyor, belli basli sarkilari biliyor ve onlarla dans etmek istiyor. If you are happy sarkisina eslik etmek adina el cirpiyor, etrafinda donuyor, ayaklarini yere vuruyor ve mutlu oluyor. ABC sarkisina klasik yerinde yaylanma hareketiyle dans ediyor. Itsy bitsy spider sarkisiyla da hemen elleriyle orumcegin yuruyus hareketini yapip yukari cikartiyor guya.
Parkta sallanmayi, kaydiraktan kaymayi, bahcede su oynamayi da cok seviyor.
Cok fazla yemek seciyor ancak sevdigi seyler olunca keyifle yemek yiyor. Mumkunse kendi kullanmak istiyor catal ve kasigi. Yemek bittikten sonra elleriyle bitti isareti yapiyor (all done demeye calisiyor bir de) veya daha istiyorsa more demek istiyor. Biz tabi abiden bu tur basit isaret dili hareketlerine aliskin oldugumuzdan hepimiz kullaniyoruz.
Gecen hafta erken uyandiklari icin hep birlikte camiye bayram namazina gittik. Eymen Efe'nin ilk cami ziyareti oldu.Etrafinda o kadar tanimadigi yuz gurunce yavrum namaz boyunca yuzunu bacaklarima yapistirdi. Yine gecen haftasonu cocuklarla birlikte sehir disina bir arkadasimi ve kizlarini ziyarete gittim esim olmadan. Bizim icin bir ilkti. Bir gece kaldik orda. Cocuklar gayet mutlu bir sekilde vakit gecirdiler. Yolculuk kismini Eymen Efe nin uyku saatine denk getirince 2 saat 15 dakikalik yol o kadar da zorlamadi dogrusu. Tesekkur ederim kuzucum sana ;-)
Her gecen gun biraz daha buyuyorsun minik kuzu. Senin buyuyusunu izlemek son derece keyifli oluyor. Bazen cok yorucu olsa da gozumun onunde olmadiginizda seni ve abini oyle ozluyorum ki... Ikinizi de cok ama cok seviyorum.
Bizim kucuk adam coktan 15 ayini doldurdu. Kendine gore bir dunyasi,sevdigi oyunlari, ve tabi karakteri var. Artik bazi seylerini tahmin edebiliyorum, nerede ne yapacagini kestirebiliyorum. Ancak cocuk bu heran seni sasirtabilir.
Bi kere disari cikmaya bayiliyor.Kresten eve geldiginde mumkunse disarida vakit gecirmek istiyor, olmadi arka bahcede oynamak istiyor. Genelde aksam yemegiyle ugrastigim icin yavrumu iceri almak zor ve uzucu oluyor. Anne yuregi iste istedigini bilip de yapamamak ne olursa olsun uzuyor :((
Abiyle oynama hala en zevkli durumlar. Kayra da lutfedip onunla ilgilenirse kahkahalar havada ucusuyor. Ancak cok surmuyor bu durum tahmin edeceginiz uzere. Sevgi ve kiskanclik birbiriyle yarisiyor Kayra cephesinde.
Artik kosmak Eymen Efe icin cok kolay bisey. Yakalamaca oynamaya bayiliyor evin icinde. Kucuk seylerin uzerine cikabiliyor, tirmanma doneminde suanda. O yuzden cocuk sandalyelerini o varken cok kullanamiyoruz, tehlikeli durumlara neden olabiliyor. Kanepeden guvenli bir sekilde inebiliyor ama henuz cikamiyor (bu kisim biraz gec kalabilir)
Eline aldigi her kucuk ses cikaran nesne telefon olabiliyor onun icin hemen "ayooo" diyor. Agzinda eger emzik yoksa daha cok konusmaya biseyler anlatmaya meyilli oluyor. Anne-baba (dady) den baska sicak diyor. Yemek yaparken tencereye dokunmak, kasikla karistirmak istiyor. O yuzden ocagin uzerinde bisey varsa hemen aklina geliyor sicak oldugu. Bu ara "bubbles" da diyor. Birkac kez ona nasil yapilacagini gosterdim maalesef her gunluk bir rutinimiz oldu. Gormese bile gelip istiyor kuzum. Hayvan sesleri cikarmaya calisiyor, fena da degil hani. Aslan, keci, koyun, at, tavuk,inek gibi oyuncak hayvanlari bulup karsilikli seslerini cikariyoruz iste biz de ;-)) Hosuna gidiyor ne yapalim.
Dans etmeyi seviyor, belli basli sarkilari biliyor ve onlarla dans etmek istiyor. If you are happy sarkisina eslik etmek adina el cirpiyor, etrafinda donuyor, ayaklarini yere vuruyor ve mutlu oluyor. ABC sarkisina klasik yerinde yaylanma hareketiyle dans ediyor. Itsy bitsy spider sarkisiyla da hemen elleriyle orumcegin yuruyus hareketini yapip yukari cikartiyor guya.
Parkta sallanmayi, kaydiraktan kaymayi, bahcede su oynamayi da cok seviyor.
Cok fazla yemek seciyor ancak sevdigi seyler olunca keyifle yemek yiyor. Mumkunse kendi kullanmak istiyor catal ve kasigi. Yemek bittikten sonra elleriyle bitti isareti yapiyor (all done demeye calisiyor bir de) veya daha istiyorsa more demek istiyor. Biz tabi abiden bu tur basit isaret dili hareketlerine aliskin oldugumuzdan hepimiz kullaniyoruz.
Gecen hafta erken uyandiklari icin hep birlikte camiye bayram namazina gittik. Eymen Efe'nin ilk cami ziyareti oldu.Etrafinda o kadar tanimadigi yuz gurunce yavrum namaz boyunca yuzunu bacaklarima yapistirdi. Yine gecen haftasonu cocuklarla birlikte sehir disina bir arkadasimi ve kizlarini ziyarete gittim esim olmadan. Bizim icin bir ilkti. Bir gece kaldik orda. Cocuklar gayet mutlu bir sekilde vakit gecirdiler. Yolculuk kismini Eymen Efe nin uyku saatine denk getirince 2 saat 15 dakikalik yol o kadar da zorlamadi dogrusu. Tesekkur ederim kuzucum sana ;-)
Her gecen gun biraz daha buyuyorsun minik kuzu. Senin buyuyusunu izlemek son derece keyifli oluyor. Bazen cok yorucu olsa da gozumun onunde olmadiginizda seni ve abini oyle ozluyorum ki... Ikinizi de cok ama cok seviyorum.
Friday, June 10, 2016
Etsiz meatball :-)
Kayra'nin tabiriyle etsiz meatball, bize gore bulgur koftesi.
Fikri Portakal Agaci Ramazan videosundan aldim (youtube'dan izleyebilirsiniz) ancak semizotu yerine kozlenmis patlican kullandim. Saksida semizotlarim buyumekte. Onunla da yapacagim insallah cunku cocuklar ayilip bayilmasar da yediler.
Neler kullandigima gelince;
1 su bardagindan bir parmak eksik ince bulgur
Uzerini cok az gececek kadar sicak su
1 yumurta
2 yemek kasigi un
1 tatli kasigi nane
Yarim tatli kasigi tuz
1 tatli kasigi biber salcasi
1 yemek kasigi domates salcasi
Bulgura sicak su ekleyip bes dakika kadar kabarmasini bekleyelim.Diger malzemeleri ekleyip 10 dakika yoguralim. Elimizi arada suyla islatarak top seklinde yuvarlayip unlanmis bir tabaga veya tepsiye koftelerimizi koyalim. Ben cok cok kucuk yapmadim. Fellah koftesi icin de ayni hamur tarifini kullanabilirsiniz.
Salatasi icin;
2 adet buyukce patlican
1 dis sarimsak
1 kase yogurt
Tuz
1 yemek kasigi domates salcasi (varsa domates sosu daha guzel olur)
3 yemek kasigi zeytinyagi (seviyorsaniz tereyagli da olur)
Nane (uzerine serpistirmek icin)
Ben patlicanlari firinda kozledim.425 F 'te ara ara cevirerek hamuru yogurup sekil verme islemi sirasinda kozlenmistiler. Sarimsagi tuzla ezip yogurda ekleyelim.Kabuklarini soyup catalla ezdigimiz soguyan patlicanlari yogurtla bulusturalim .
Bir tencereye 1 litre kadar su koyup kaynatalim. Kaynadiktan sonra suya tuz ve biraz da limon suyu ekleyelim. Bulgur koftelerini suyun icine koyup ara kara karistiralim. Pismeye basladiklarini kofteler suyun yuzeyine ciktiklarinda anliyorum ki bu da 10-15 dakika icinde oluyor. Kofteleri isterseniz direkt yogurdun uzerine alip uzerine sos dokebilirsiniz veya ayri bir tabaga alip hazirlayacaginiz salcali sosla tavada bir iki dakika daha pisirip ondan sonra yogurtlu patlicanin uzerine ilave edebilirsiniz. Bizimki biraz mecburiyetten ikinci sekilde oldu cunku cocuklarin yemesi icin iftardan once pisirmistim. Ayrica sadece haslanmis,salcasiz sekilde yediler. Iftardan bir iki dakika once yag ve domates salcasini ocakta karistirip cok az da (bir kac kasik) su ilave ederek sosun icine koyduk ki soguyan kofteler ilisin ;-)) Son olarak da uzerine biraz nane serpistirdim ama bu istege bagli.
Benim icin tek basina bir ogundu dogrusu, tekrar tekrar yapacagim bir tarif. Denemek isteyenler icin afiyet olsun simdiden. Gozunuz korkmasin,bence zor bir tarif degil. Kolay gelsin...
Thursday, June 9, 2016
Ramazan gelmis hos gelmis
Ne zaman kafamda biseyler tasarlayip, vakit bulup yazayim desem uzucu bir olay oluyor ve ben aman Sevcan insanlar nelerle ugrasiyor sen ne yapiyosun diye dusunup vicdan azabi cekiyor ve de yazmaktan vazgeciyorum.
Son birkac gundur de yine bu nedenle yazmak istedigim seyleri erteledim. Zaten kisa tutmayi planliyorum. Tarif yazip kacacagim. Belki Razaman ayinda birilerine faydam dokunur diye dusundum.
Bu mubarek gunlerde Rabbim yapilan ibadetleri kabul etsin. Hepimize, amacina uygun sekilde gecirmeyi nasip etsin. 17 saat kadar oruclu olunca insan mutfakta kendine odul vermek istiyor bu da bir gercek. Ya da ben oyleyim. Abartmadan, asiriya kacmadan ve gun icinde vucudumuzun ihtiyaci olacagi besinleri iceren yiyecekler pisirmeye calisiyorum.
Her sene yapip sonra miktarlarini unuttugum pide tarifim var bugun. Yazayim ki ne kadar un koyuyordum, kac tane cikiyodu falan diye dusunmeyeyim artik, degil mi :-) Yukarida yazdigim gibi gurbette cani cekmis birilerine belki faydali olabilirim.
Hamuru icin malzemeler;1 cup ilik su
1 cup ilik sut (ben ikisini de tek bir kaba koyup mikrodalgada isitiyorum 30 saniye kadar)
3 yemek kasigi zeytin yagi
2 slime tatli kasigi maya
1 tatli kasigi seker
1/2 tatli kasigi tuz
4 cup kadar un.
Ben hamuru mikserde yapiyorum ve silme 4 cup un gayet yeterli oluyor. Nasil anliyorum derseniz, hamur toparlaniyor ve mikserin kabinda un veya hamur kalmiyor, elle dokununca da yumusak ama puruzsuz oluyor. 20-30 dakika kadar uzerini kapatip iki katina cikmasini bekliyoruz hamurun.
Hafif unlanmis tezgaha hamuru alip elimizle toparlayip ikiye ayiriyoruz. Bu olcuyle yaklasik 30 cm capinda iki adet pide cikiyor. Once birini elimizle bastirarak tatli tabagi buyuklugune getiriyoruz., daha sonar digerine de ayni islemi uyguluyoruz.
Sonraki asamaya gecmeden once pideleri pisireceginiz tepsiye aktarmaniz daha iyi olur.
Uzeri icin malzemeler;
1/2 bardak su
1 yemek kasigi un
1 yumurta sarisi
Susam ve/veya corekotu (istege bagli)
Su ve unu iyice karistiriyoruz.Parmaklarimizi bu karisimla islatip pideleri daha da inceltip caplarini 30 cm ye getiriyoruz. Ara ara islatarak bu islemi yapiyoruz, bir kez degil tabi :-)Yok ben daha ince istiyorum tepsim de musait derseniz biraz daha inceltebilirsiniz. Desen olsun diye elimle dilim yaptim, bicak veya rulet kullananlari da gordum ama hamurun tamamini delmiyoruz, ona dikkat edelim lutfen. Yumurta sarisini firca yardimiyla uzerine surup corekotu ve susami da serpistirince pidelerimizi firin isinincaya kadar tepsi mayasi icin birakiyoruz. 10-15 dakika en fazla. Bu asamada cok beklerse ekmek gibi daha fazla kabarir. Ben her cesit ekmek, pogaca turundeki hamur islerini 425F'te pisiriyorum. Sizin firininizin turune gore ayari degisebilir. Zaman tutmuyoru maalesef piserken ama cok da uzun surmuyor, 20 dakika en fazla. Yeterince kizarinca firindan aliyoruz. Ister ifterda isterse sahurda afiyetle yiyoruz. Bir tanesi yan komsuya gitti bizde dun aksam. Bugun gorursek feedback aliriz kendilerinden. Esim ve ben ayiptir soylemesi yemegi birakip pideye daldik resmen dun :-) Afiyet olsun simdiden...
Subscribe to:
Posts (Atom)


