Thursday, May 1, 2014

Iyi Kandiller


Regaib Kandiliniz mubarek olsun, Rabbim bu gecede yapilan dualari kabul etsin insallah.
Evet bu gune ozel helva tarifi veya kandil simidi tarifi yazmayacagim. Cunku onlar zaten onceki yazilarimda var ;-))
http://hayattankesintiler.blogspot.com/2014/01/irmik-helvasi-ister-misiniz.html
ve
http://hayattankesintiler.blogspot.com/2013/11/susamli-citir.html

Ama size iki haftadir erteledigim bir tarif verecegim. Biz ozellikle havalarin isinmasiyla mangal yapmak icin her turlu imkanimizi degerlendiriyoruz.Sanirim Ramazan ayina kadar da boyle devam edecek. Ozellikle etlerin yaninda yemekten keyif aldigimiz ezme tarifini paylasacagim.

Acili ezme diyemiyorum maalesef adina cunku ben aci koymuyorum. Dogradigim biberleri de aci almiyorum. Ellerimden birkac gun acisi cikmiyor yoksa. Neler mi kullaniyorum aslinda cok esnek bir tarif. Damak tadiniza gore miktarlarda degisiklik yapabilirsiniz.



Malzemeler;

- 4 orta boy domates
- 2 orta boy sogan
- 4 dis sarimsak
- 1 kasik biber salcasi
- 1 kasik domates salcasi
- 1/2 yesil biber (aci olmasin diye bell pepper kullaniyorum o yuzden yarim olcu verdim)
- 1/2 kirmizi biber (yine bell pepper oldugu icin miktar fazla oluyor ben yarisini kullaniyorum)
- 1/2 demet maydonoz
- 2 limonun suyu
- 4 kasik zeytinyagi
- Tuz, pul biber

Yapilisi ise domatesleri rendeledikten sonra usenmeyip keskin bir bicakla malzemeleri incecik dogramak, salca,yag,limon ve baharatlari ekleyip karistirmak. Dograyici kullanmiyorum ozellikle ve tavsiye etmiyorum cunku tadi farkli oluyor. El emegi dedikleri bu olsa gerek. Tadina yansiyor bence ;-) Bu yazdigim olcu pikniklerde 4-5 aileye cok rahat yetiyor. Istediginiz gibi azaltip cogaltabilirsiniz.

Afiyet olsun!

Wednesday, April 23, 2014

Hos Geldin 23 Nisan!

 
 
 
 


23 NİSAN
"Yirmi Üç Nisan geldi,
Dalgalansın bayraklar.
Bayramı ağaç bildi,
Kıpırdandı yapraklar.
Hakkındır güzel çocuk.
Oyna, sevin, hiç durma.
Şenlensin dört bir bucak,
Çalınsın davul, zurna.
Tutuşalım el ele,
Bir yere toplanalım,
Atamıza bak hele:
Tekrar tekrar analım.
Kıymetini kim bilmez,
Eşsiz güzel vatanın
Ruhuna leke gelmez,
Bu toprakta yatanın.
Okulumuz süslensin,
Bayrağımız yükselsin.
Kore’deki şehitler
Bugün bayrama gelsin.
Bakma küçük çağına,
Sen, kahraman bir ersin,
Tanrı Türk çocuğuna
Çok bayramlar göstersin."
 
İBRAHİM CESUR


Wednesday, April 9, 2014

Insanin Cani Gozleme Cekerse


Evet evet baslik bu. Bana gore en dogrusu da bu ;-) Bir kac haftadir aklimdaydi gozleme yemek. Ama hep erteliyordum.Tahmin edeceginiz uzere aman simdi kim ugrasicak onunla, vaktim mi var vs. butun bahaneleri kendi kendime soyluyordum. Ta ki sevgili Sule usenmemis haftasonu yapmis, bi de resmini koymus bloguna ;-) Yazilarini okuyorum Sulecim hepsine yorum yapamasam da. Aklima koydum senin sayende dun aksam yemegi olarak yapila diye.

Bunu bahane ederek ne zamandir aklimda olan tavayi da aldim. Ohh iyi oldu, aradan cikti. Elimdeki malzemelerle bir yandan oglumu oyalayarak hepi topu 1 saatte hazirlama ve pisirme bitmisti. Aslinda cok da korkmamak lazimmis onu anladim. Biraz daha elimin alismasi gerek yufka acma icin.

Elbetteki benimkiler  annecigimin yaptiklarinin yaninda sozu bile edilemez ama iste ozlemimizi bastiriyoruz surada. Ayrica en son ziyaretimde annemin eli rahatsiz oldugu icin ablam yapti sagolsun bize gozlemeleri. Gayet de guzel olmustu. Tekrar tesekkur ederiz efendim. Benim o kadar guzel yufka acabilmem icin cok calismam lazim cook...

Neyse gelelim benim gozlemeciklerime;
Tarif goz karari ve aklimdan oldu. Ama bunun icin ille de bir tarif gerekiyor mu bilemedim ki.
Hamuru icin;
2 cup +2 yemek kasigi un
1 cup ilik su
1 cay kasigi tuz

kullandim. Elbetteki ben yogurmadim. Mikserim sagolsun benden guzel yoguruyor. O sirada karni cok acikan ogluma mantar pisiriyodum ben.

Ic harci icin;
1 paket donmus ispanak (320 gr yaziyodu pakette)
1 su bardagi kadar beyaz peynir
1/2 incecik dogranmis kuru sogan
Tuz
Pul biber

Pisirmek icin;
Sivi yag

Bu miktarla 7 adet gozleme cikti. Tavanin capi 12.5" oldugu icin hamuru cok da buyuk acamazdim zaten. Bezeleri unlanmis tezgahta servis tabagi boyutunda acip ic harcini yufkanin yarisina dek koyuyoruz.Diger kismini uzerine katlayip elimizle yufkanin birbirine yapismasini sagliyoruz. Kisik ateste yapismayan tavada arkali onlu pisiriyoruz. Annemden ogrendigim bir takdigi de yazayim size. Kucuk bir kaseye sivi yagi koyup (ben toplamda 50 ml. yag harcamisimdir hepi topu) firca ile gozlemelerin uzerine yagdan suruyoruz pisme esnasinda.Boylelikle gozlemenin her tarafi yaglanmis oluyor. Tavaya cok yag dokme ihtimali de ortadan kalkiyor. Bana daha pratik geldi bu yontem. Icinde peynir oldugu icin oglum yemedi maalesef ama esim ve ben begendik. Kiymali ve patatesli harc ile de yapacagim en kisa surede. O zaman resim cekebilirsem eklerim buraya cunku dunku cektiklerim cok acele oldu ve isigi ayarlayamamisim.
 
30 aylik olan oglumla ilgili de birkac not dusmek istiyorum unutmadan. Bizi sasirtan cumleler, olaylar arasindaki baglanti kurmalar suratle devam etmekte. Ornegin dun eve gelirken mantar yemek istedigini soyledi. Baska bisey yemeyecegini bildigim icin tamam deyip pisirmeye koyuldum. (kime cekmis acaba demiyorum tabiki de ben) Mantarlar kavrulurken baktim dolabi acip yumurta cikarmaya calisiyor. Eh peki dedim uzerine yumurta da kirdik. Istedigi tabaga koyduk. Biraz ilidiktan sonra afiyetle yiyor tabi Kayra. O kadar mutlu ki " mantar cok komik" diyor bana. Onu sevdigini gosteriyor aslinda bu. Sonra catalindaki mantari yere dusurdu sanirim veya tabaktan alamadi.Bu duruma sinirlenip hemen " Napma mantar. Anne mantar hic komik degil" dedi. Sozunu geri almis oldu boylelikle ;-))
Yine dun aksam kitap okurken maalesef Turkiye'den hic icine bakmadan aldigim simdi cok pisman oldugum bir kitabi secmis. Tabi icinde yazanlari okuyamiyorum cocuga resimleri uzerinden konusuyoruz yalnizca. (Yayinevini hatirlamiyorum simdi ama timsah ve arilar birbirlerini sikayet edip dogruyu soylemediklerini iddia ediyorlar.)Arilar timsahi sokuyor kitabin bir bolumunde ve timsah agliyor. Tabi bu Kayra'nin uzerinde cok etkili oluyor.Neden agladigini anlamiyor ama timsahin caninin acidigini dusunup kafasina buz koymak istedi.Buzluktan spider man ice bag ini aldik.Timsahin uzerinde bikac dakika tuttu"simdi acimiyacak" dedi kuzum benim.

Oyle iste sevgili okuyucu. 2.5 yili devirdik Kayrayla. Simdi yine bir zorlu surec bizi bekliyor.Annesi kendisini hazir hissettigi zaman tuvalet egitimine baslamak gerekiyor.Yavrum bize tum sinyalleri veriyor da hep kisi bahane edip erteliyordum.Artik buna konsantre olma vakti geldi sanirim.

Bizden haberler boyle. Firsat bulabilirsem ve fotograflayabilirsem yeni birkac tarif denemek istiyorum. Arayi bu kadar acmamaya calisacagim.

Tuesday, March 18, 2014

18 Mart...






Bu vatan icin hic dusunmeden canini vermis milyonlarca sehidimize bugun bir Fatiha'yi cok gormeyelim.

Canakkale Savasi sirasinda 5. Ordu komutanligi yapmis maresal Liman von Sanders bakin ne yazmis;

"Bir asker için mutluluk denen bir şey varsa, Türk’lerle omuz omuza savaşmaktır diyebilirim. Fakir insanlardı; buğday kırığından yapılmış çorba en önemli yemekleriydi; sağlıksız su içerlerdi; çamur barınaklarda yatarlardı; fakat en modern silah ve araçlarla donanmışdüşmanlarına karşı aslanlar gibi savaşırlardı… Bu insanların kalplerinde sadece ve sadece ulvî bir vatan sevgisi vardır. Ölüme onlar kadar gülümseyerek giden bir millet ferdi daha göremedim” 
( Mehmet Niyazi, Canakkale Mahseri - Otuken Yayinlari)

Bir de sevgili Mehmet Akif'ten meshur Canakkale Sehitleri adli siirinin bir bolumunu paylasmak istedim. Bu siir beni cocukluguma goturur hep. Okumasini cok sevdigim bir siirdir ve evet ezberlemistim ben bu siiri taa ilk okuldayken.
....

Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

....

Monday, March 10, 2014

Kahve Bahane...

Asil yazma amacim farkli desem de blogumda Turk kahvesi tarifinin olmasini istiyordum ne zamandir. Mis gibi taze kavrulmus icinde de sakiz aromasi bulunan kahveye kocam bile hayir diyemedi ki kendisi bir Erzurumlu olarak cay tiryakisidir ;-)

Genelde evde yaparken su yerine sut kullaniyorum ben.Kabul etmek gerek sert bir kahve Turk kahvesi.Ama cok sekerli de icemiyorum. Sut bu nedenle benim icin iyi bir kurtarici oluyor.
Gerekli malzemeleri yazmak biraz garip kacti simdi, canim kahve iste daha ne olsun demiyecegim elbette.

- Cezve
- Kac fincan yapilacaksa o olcude su/sut
- Kac fincan yapilacaksa o kadar cay kasigi dolu dolu kahve (ben TR'den sakizli Turk kahvesi getirdigim icin onu kullandim,sade de olabilir)
- Kac fincan yapilacaksa o olcude seker (orta sekerin azini seviyorum ben yani yarim cay kasigi seker kisi basi)

Cezveye once kahve ve seker ardindan su/sut ilave edilip kasikla karistirilir. Orta atese pismeye birakilir ki bu arada karistirilmamalidir. Uzerindeki kopukler kabarmaya basladiginda cezve ocaktan cekilip kopukler kasik yardimiyla fincanlara paylastirilir. Kahvenin kalan kismi tekrar ocagin uzerine konularak kaynamasi saglanir. Cok degil bir kez daha kabarinca ocagi kapatip cezvedeki kahveyi fincanlara bosaltabiliriz. Benim metodum bu arkadaslar. Gonul ister ki soyle kozde agir agir pisireyim kahveyi... Oylesi daha makbul olur ama sartlar diyelim biz. Boylesi de daha pratik ;-))


Bazen keyif olur bana kahve bazen de bas agrisini gidermede ilac olur kendisi. Bazen sade icilir bazen de resimdeki gibi guzellikler eslik eder. Neredeyse 500 yildir bizimle ozdeslesmis olan (Osmanli'ya gelisini dusunerek yazdim) bu yontemi, bu kahve turunu arada hatirlamak ve tuketmek gerek diye dusunuyorum. Unutulmasina izin vermeyelim lutfen...

Taa yazinin en basinda soyleyecekken en sonuna kalan haber su sevgili okuyucu: Ben deniz dusundu tasindi, bu blogu hem Turkce hem de Ingizce halinde goruntuleyemeyecegine karar verdi. Bugun itibariyle baska bir blogum daha oldu. Burada da kendimden ama ozellikle tariflerden soz etmeye calisacagim. Ancak yazilar Ingilizce olacak. Turkce bilmeyen veya anlamakta zorluk ceken arkadaslara da bir nebze olsun yardimci olabilecegimi dusunuyorum boylelikle. http://fromsevcanskitchen.blogspot.com/ da adresim. Reklam gibi oldu ama benden haberler bu kadar.

Wednesday, March 5, 2014

Geldik Biz...

Hem de geleli bir hafta oldu. Ancak tahmin edilecegi uzere yogun bir is ortami beni beklediginden ancak firsat bulabildim. Bir de jet lag ve hastalikla ugras derken dogru durust dinlenemedim galiba henuz. Neyse sagsalim gidip geldik cok sukur...

Biz yokken burada kis tum hizla kendini hissetirirken bahardan kalma gunleri yasadik ana yurtta oglusumla. Bunun tadini da cikarttik dogrusu. Gunesi hissetmek, montsuz dolasmak pek bi guzel oldu hani ;-) Nispet yapmiyorum ne kadar ozlemisim onu anlatmaya calisiyorum.

Birkac gun sonra 29. ayini dolduracak oglumda gozlemledigim seyleri buraya not almak istiyorum ki ileride hatirlayayim. Artik daha cok konusmaya basladi sanki. Cumleleri birbirine baglayarak anlatabiliyor. Neden- sonuc iliskisi kurabiliyor. Neden ve Nereye gitti seklinde sorular da soruyor. Ogretmenleri 2 haftalik aradan sonra daha cok konustugunu soyluyorlar. Onlarla Ingilizce konusuyormus. Bizimle Turkce agirlikli karisik bir dilde konusuyor. Olumsuz cumlelerin cogunu "yok" ile kursa da bazi sozcuklere "-me-ma" getirebiliyor.
Bizim hosumuza giden tam telafuz edemedigi bazi sozcukler soyle ;-)

Hayyaa hayya ; Allah Allah
Naapma ; yapma (genelde kizdigi zaman soyler. Orn; yerine koyamadigi yap boz parcasina " puzzle naapma!" diye kizar.)
Hi matina ; is makinasi ( ki ne kadar cok sevdigini belirmem gerek, yolda gorunce cok mutlu oluyor)
Hesikopper ; helikopter
Yatana ; yatak
Izleem ; izlemek istiyorum
Mini mini ; kucuk yerine kullaniliyor, orn: mini mini yumurta (bildircin yumurtasi)
Faydir fen ; spider man (orumcek adam karakteri)

Aklima ilk gelenler bunlar. Orumcek adam sevgisi sinir tanimiyor. Her turlu aksesuar ve kiyafetleri alinip hep kullanilmak, giyilmek isteniyor. Tabi hala Thomas ve arkadaslari da revacta.

Yegenimle de acik havada bolca vakit gecirdiler, elimizden geldigince parkta oynattik bu ikiliyi. En buyuk zevkleri anneannenin tavuklarini yemlemekti.Evden asagi inip "hi tavuk" diyen bir Yaya dusunun.Sonra tavuklara verilmesi gereken gobek marulun merak edilip kutur kutur yendigini hayal edin;-) Ya da yiyecegi yumurtalari kumesten alip yukari cikarip mutafa goturen mini mini bir kuzucuk...

Gittigimiz ilk gun cekilmis bir resim burada kayda gecsin istedim. Iki kuzen top oynamada veya topu paylasmada pek basarili degildi dogrusu.Yaslarindan beklenilen davranisi sergilediler diyelim biz ;-)


Diger resimler de ellerimle yapilmis ispanakli borekler. Bana gore boreklerin sahidir ispanakli borek veya otlu borek... Her turlusunu yerim ama ispanaklinin yeri baskadir.Ustteki boregi haftasonu yaptim TR'den getirdigim incecik yufkalarla. Buradaki yufkalar cok kalin oldugu icin onlarla gul boregi yapmayi denemedim hic. Alttaki boregi daha eskiden yapmis ve fotograflamistim. Herkesin kendine has borek yapma teknigi vardir diye dusnuyorum. Ben mumkun oldugunca az yag kullanmaya calisiyorum. Ille de tarif olsun derseniz soyle efendim;

Ispanakli Gul Boregi;

6 adet yufka
1 kilo ispanak
1 adet buyuk kuru sogan
Tuz, karabiber, kirmizi biber
Ispanagi kavurmak icin 3 kasik sivi yag
Bir miktar su

Sosu icin;
1 su bardagi yogurt
2 yumurta
1/4 su bardagi sivi yag

Uzeri icin corek otu

Ispanak ve dogranmis sogani 3-4 dakika kavurup baharaklarini ekleyip ocaktan aliyoruz.
Yufkalari acip her birini dorde boluyoruz. Genis kisma harctan koyup sariyoruz ve gul seklini veriyoruz. Yapismasi icin ucunu suyla islatiyoruz.Her birinin uzerine hazirladigimiz sostan koyup uzerine corek otu/susam (istege bagli) serpistirip 400F'te uzerleri kizarincaya kadar pisiriyoruz.

Ispanakli Tepsi Boregi;

1 paket yufka (Amerika'daki yufka paketleri genelde 3 lu oluyor)
1 kilo ispanak
1 adet buyuk kuru sogan
Tuz, karabiber, kirmizi biber
Ispanagi kavurmak icin 3 kasik sivi yag

Sosu icin;
1 su bardagi sut
2 yumurta
1/4 su bardagi sivi yag

Uzeri icin corek otu

Ispanak ve dogranmis sogani 3-4 dakika kavurup baharaklarini ekleyip ocaktan aliyoruz. Yaglanmis 9"-13" veya 10"-14" dikdortgen tepsimize yufkalarin yarisini diziyoruz. Muntazam olmasina gerek yok, pisince fark edilmiyor. Ic harcimizi orta kata yayip kalan yufkalari uzerine tekrar diziyoruz. Boregi dilimledikten sonra 1 yumurtanin sarisini ayirip sos malzemelerini cirpiyoruz ve sosunu her yere esit gelecek sekilde dokuyoruz. Ayirmis oldugumuz yumurta sarisini da firca ile dilimlerin uzerine suruyoruz. Uzerine corek otu / susam serpistirip 400F'te uzeri kizarincaya kadar pisiriyoruz.

Pisirmeden dilimlememin sebebi sosun aralara dagilmasini saglamak.Aksi takdirde yufkalar cok sert oluyor. Tabi pistikten sonra dilimlemek daha kolay oluyor boylelikle.

Bu tarifler peynirli, patatesli ve kiymali borekler icin de gecerlidir. Onlar icin ayrica bir tarifim yok dogrusu :) Ucgen yufka ile yaptigim citir borekler veya baklava yufkasiyla yaptiklarim haric.

Denemek isteyenlere simdiden afiyet olsun!

Monday, February 10, 2014

Bana Musade...

Sesim solugum cikmiyor epeydir farkindayim. Bizi bu kis sartlari fena vurdu. Tum aile griple savastik gectigimiz haftalarda.Hava durumuna gecmiyorum bile.Zira kendisine cok alindim. Hayir kuraklik ceken o kadar yer varken ( sevgili guzel ulkem ornegin) niye hala Cincinnati'ye yagiyor...Isyan etmiyorum tabi de... Cemre dussun havalar yumusasin, coluk cocuk disarida dolasabilelim istiyorum artik ;-) Hic bir kotu niyetim yok yani.
Neyse bu konuyu uzatmaya gerek yok, efendim ani verilen bir kararla oglusum ve ben ana yurt topraklarina dogru yol aliyor olacagiz yarin bu saatlerde insallah. Cok uzun olmayacak ama icimizi rahatlatacak kadar kalmayi planliyoruz. Ay sonu olmadan da geri donecegiz kurkcu dukkanina. Malum ay kapanisinda isler bizi bekler. Firsatim olursa yazi eklemeye calisirim tabi ben yine.
Eksilerde gezen bu soguk kis gunlerinde veya gecelerinde cayin yaninda gayet basarili bir performans sergileyen kek tarifi vereyim ben size.


Klasik kakaolu kek canim siz ne sanmistiniz...
Arsivde bulunsun istedim ben. Olculeri azaltip cup cake olarak da yapabilirsiniz.
Oyle sert veya kuru bi kek olmuyor, yumusacik, puf puf ;-))

Icine ne koydum derseniz;
4 tane yumurta (eger cok iriyse 3 de olabilir)
1.5 su bardagi toz seker
1 su bardagi sut
1 su bardagi sivi yag
3 yemek kasigi kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 su bardagindan biraz fazla un

Once yumurta ve seker guzelce cirpilir. Sivilar basta olmak uzere kalan malzeme ilave edilerek gayet civik bir hamur hazirlanip yaglanmis kaliba dokulur. 350F'te yaklasik 30-40 dakika pisirilir. Kurdan testi yapilarak pisip pismedigi kontrol edilir. Firindan cikarttiktan sonra 10-15 dakika bekletilip kaliptan oyle cikartilir.

Bu miktar bana cok derseniz yumurtayi uce indirip su bardagi olculerini de cay bardagi yaparak 12 adet kakaolu cup cake yapabilirsiniz. Cumartesi aksami oglum ansizin "kak keyk" dedigi icin Cuma aksami yaptigim bu kekin aynisindan ama tabi olculeri azaltarak tekrar yaptim. E tabi pisme suresi daha kisa oluyor bu durumda 15-20 dakika en fazla. Kayra testini gectik diye dusunuyorum. Bir tanesini bitirmiyor ama ust kisimlarini kemiriyor minik fare ;-)) 
Denemek isteyenlere simdiden afiyet olsun!